....
....
"Güzel düşlerimde(n) uyandırın beni!" diyebilmişti. Dediğinin aslında ne demek olduğu üzerine farklı dünya görüşleri üzerinden farklı yorumlar yapılmış ama mutabakata varmak bir yana aksi yönlere ayrışmaların arttığı bir durum meydana gelmişti.
"....Kaynaklar eski ve nihayetinde tek idi." Bu doğrultuda yapılan anlamlandırma çabaları, doğal olarak ifadeyi doğuran duygu halinin o doğrultuyu hayat düsturu edinmiş bireylerde yaşanamıyor ve yaşanamayacak olması sebepli bir bilinçsel karşılığının veya bir nevi eş değerinin bulunamaması sorununu ortaya çıkarıyordu. Doğrultusu "eski kaynaklar"dan türevlenmiş bu biyolojik organizmaların "birey" olarak ifade edilip edilemeyeceği ise apayrı bir kafa karışıklığı yaratıp sonu gelmeyecek başkaca soruları cevapsız bırakabiliyordu. Sonsuzluk olgusu karşısında teslimiyet kolay bir yol olarak benimsenip, birçok düşünsel sorumluluğu üzerinden atarak, var olan akışa bırakıp "kendi"ni, olabildiğince "yol almak" tezahürleri örgüsünde kayıp olmayı beraberinde getirir. Bu "kayıp olma" durumunun maddi boyutların dışında istenen ve arzu edilen bir süreç sonu olduğu çokça ifade edilir. Bu haliyle (onlara göre) "kötü" ya da "istenmeyen" değildir. Kaynak doğrultusunda ilerlemek de bunu gerektirmektedir. Dolayısıyla bu tabiat içerisindeki, aslında istemsiz ve edilgen nitelikli "yol alma" hareketleri kişilerin önceki kılavuzlarının ayak izlerinin takibi olarak gerçekleştikçe içlerinde "doğru" istikamette olduklarına dair bir haz hissi ile beraber giderek güçlenen bir ait olma sebepli güven duygusunu da geliştirir.
....
....
MBM
Süren Yapıt
Yorumlar
Yorum Gönder